11. Bölüm “Ne mutlu o gariplere!” / Yeşil Deniz (1080p)

Bizim İsmail ve arkadaşları da kahvede toplanır, garibanlıktan iki gazozu dört kişi paylaşırken bu kadim efsaneyi konuşurlar zaman zaman. Böyle şeyler genelde Eskici Emin’in ağzından çıkar hep. Nerden duyar da getirir bu lafları bilinmez. “Valla billa gerçek sadıç. Koca adam yalan mı söylecek? Gece rüyasında görmüş, altının yeri söylenmiş adama. Sabah gün ışımadan, kimseyle konuşmadan gitmiş bulmuş. Bi küp altın çıkarmış diyipdurula.” Fakat Emin’den başka kimse inanmaz bu söylentilere. Adı üstünde söylentidir işte, bir nevi hayal. Tabi efsanenin gerçek olduğundan, çok geçmeden bir küp altın sahibi olacaklarından henüz hiçbirinin haberi yoktur. Bir gün, yine böyle ‘ağzını gırdımın garibanlığı’ dedikleri bir gecenin sabahında İsmail, Sayalar köyünden bir adamı altın kazarken yakalar.Adam gerçekten altını bulmuş, ama jandarmaya yakalanmıştır. Hapishaneye götürülmeden önce İsmail’e bir sır bırakır. Belediye Başkanı Hilmi Çakırlı’nın evinde bir küp altın daha vardır. Arkadaşları başta inanmaz İsmail’e. Ama İsmail yeminler eder, adamdaki altınları gözleriyle gördüğünü söyleyince işler değişir. Tabi altınların yerini bilmek mesele değildir, asıl mesele altınların Belediye Başkanı’nın evinde olmasıdır. Kolay mı adam koskoca belediye başkanıdır. İsmail ve arkadaşları kafa kafaya verip türlü yollar denerler ama bir türlü bahçeye girip altını kazmayı başaramazlar. Geriye bir tek seçenek kalmıştır, İsmail’in Hilmi Çakırlı’nın kızı Zümrüt Çakırlı’yı kendine aşık etmesi. Önümüzdeki ay Yeşilova’nın kurtuluş günü şenlikleri vardır ve herkesin şenliklerde olacağı o güne kadar İsmail’in kızı kendine aşık etmesi gerekmektedir. Fakat işler istedikleri gibi gitmez ve İsmail bir yol kazası yaşayıp Zümrüt’e gerçekten aşık olur. Altınları bulunca garibanlık bitecek, her şey düzelecek, her şey yoluna girecek zannetmişlerdir ama asıl hikaye daha yeni başlamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir